www.halkbilimi.com - Öztürk,İsmail : "El Sanatların...

El Sanatlarının Halkbilim İçindeki Yeri ve El Sanatları ile Uğraşan Kamu Kuruluşlarının Konuya Yaklaşması

Bu Derginin Diğer Makaleleri

Öztürk,İsmail ; "El Sanatlarının Halkbilim İçindeki Yeri ve El Sanatları ile Uğraşan Kamu Kuruluşlarının Konuya Yaklaşması" ; Halkbilimi- Eski (ODTÜ-Türk Halk Bilimi Topluluğu) ; Mayıs-Haziran / 1978 ; Cilt : 5 ; Sayı : 39-40 ; Sayfa : 3

Bir uluslararası festival içerisinde "El Sanatları Sempozyumu" yapılması, özellikle 15. kez yapılan Selçuk-Efes Festivalinde ilk kez konunun yer alması, el sanatı ürünlerin sergilenmesi ilk bakışta sevindiricidir. Son yıllarda ülkemizde festivallerin (yöresel festivallerin) artış gösterdiği ve halkbilimsel içerikli konulardan bazılarının bu festivallerde yer aldığı, festivallerin bir parçası olduğu görülüyor. Sözgelimi, halk oyunları gösteri özellikleri ile, halk türküleri dinleyici bulma özellikleri ile festivaller içerisinde yer alıyor. Buralarda folklor teriminin asıl anlamı dışında, bilim dışına, gösteriye kayması izlenebiliyor.

El Sanatları konusu bilimsel yönden incelenmek, üzerinde konuşulmak tartışılmak üzere, festival süresinde el sanatı ürünleri sergileyerek, festivalin son gününde de 4-5 saate sıkıştırılarak konuya ilişkin bilimsel bir sempozyum yapılıyor. Konuya ilgide o ölçüde oluyor. Daha doğrusu konu tartışmaya açıldığı yerde, tartışıldığı sürede güncellik kazanıp, süre sonunda da unutulup gidiyor.

Halkbilim inceleme alanı içinde düşünülen, onun önemli bir kolu olan el sanatları üzerinde yapılan araştırmaların, ekonomik, kültürel ve toplumsal içerikli olmalarına özen göstermek gerek. Konuya halkbilimi açısından bakarken, ülkemizin tarımla uğraşan kırsal kesim nüfusunun ekonomik, kültürel, toplumsal kalkınmasında el sanatlarının etkisinin iyi takip edilmesi gerekir. Şimdiye dek el sanatları konusunda çoğu kez sonucu alınmayan bölge raporları, envanter çalışmaları, bu alanda uğraş veren kaınu kuruluşları girişimleri ile yetinilmiş; ancak sözünü ettiğimiz bölge raporları, envanter çalışmaları ve kamu kuruluşlarının uğraşıları kanunca konuya bir çözüm de getirmemiştir.

İşte bu bildiride el sanatlarına halkbilimin bir uğraş alanı olarak bakarken, ülkemizde bu alanda uğraş veren kamu kuruluşlarında konuya yaklaşımlar üzerinde de durulacaktır.

Bugüne dek el sanatları üzerine yapılan çalışmalar, araştırmalar. betimsel yönden etnografyanın konusu, ya da sanat tarihinin konusu gibi bakılarak yapılmış. Böyle olunca da araştırmalar, araştırıcıya göre biçim almıştır. Çoğu kez de bu alanda yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan yapıtlar halkbilim içerikli olmamışlar.

Ülkemizde özdeksel kültür ürünlerinin etnoğrafya adı altında ayrı bir konu olarak ele alınması alışkanlığı da el sanatlarının halkbilim dışına itilmesine neden olmuştur. Aslında Etnongafya; "Bir halkın, bir toplumun, bir etnik grubun yaşama biçimiyle bu biçimin içeriğini oluşturan maddî ve manevi kültür öğelerini betimleyerek ortaya koyma anlamına kullanılmaktadır." (1)

Son yıllarda bilim çevrelerinde el sanatlarının, halkbilim içinde yer aldığı kesinlik kazanmıştır. Bu demek değildir ki, konu yalnız halkbilim içinde incelenir. Aynı alanı konu edinen bilim dalları da kendi yöntemlerine, tekniklerine göre konuya bakacak ve onu inceleyecektir.

Halkbilim; "Bir ülke ya da belirli bir bölge halkına ilişkin maddî ve manevî alandaki kültürel ürünleri konu edinen, bunları kendine özgü yöntemleriyle derleyen, sınıflandıran, çözümleyen, yorumlayan ve son aşamada da bir bireşime vardırmayı amaçlayan bir bilimdir." (2) Halkbilim inceleme alanına giren bir olay, bir konu yalın biçimde incelenmez. Çünkü halkbilim alanına giren konular birbirleri ile ilişkilidir. Bu daldaki bir konuyu, konunun geçtiği toplumda, toplumsal yaşamı oluşturan çeşitli ilişkiler açısından incelemek gerekir. Sözü edilen halkbilimi inceleme alanına giren konular dinamiktir. Bu konular oluştuğu toplum içinde, yaşam içinde, işlerliğe sahip bir özellik gösterirler.

Yakın zamana dek el sanatlarına "etnoğrafik malzeme" olarak bakılmış, bu alanda yapılan çeşitli incelemeler, halkbilimi anlayışı açısından değerlendirilmemiştir denebilir. El sanatları alanında yapılan araştırmalar, incelemeler, sanatsal ve betimsel gözlemler içermesi yanında, ekonomik ,kültürel, toplumsal gözlemleri de getirmelidir. Aslında el sanatları çevresinde bir tinsel kültür oluşmuş ve bu iki unsur birbiri içinde kaynaşmışlardır.

El sanatları konu olunca, toplumdaki kültürel, ekonomik, toplumsal etkinliğinin göz önünde tutulması gereklidir. Eğer bu yapılmazsa, el sanatlarının toplum içinde ne anlama geldiği belirlenemez. Daha dogrvusu el sanatları çevresinde oluşan ve onun halkbilim içinde incelenmesi gerektiğini gösteren bilgileri almamış oluruz. Bu da bizi el sanatlarını yalnızca yapılış açısından incelemeye götürür.

El sanatları halkbilim içinde incelenirken, onun toplum kalkınması yönünden hangi yapıcı özelliklere sahip olduğu konusu üzerinde de durulmalıdır. El sanatlarının ekonomik değeri göz önünde tutularak gerekli girişimlerde bulunulmalıdır.

Boş zamanları değerlendirmede yararlanılan el sanatları oldugu gibi, üretime dönük yatırımları gerektirenler de yok değildir. Ülkemizde el sanatları değerlendirilirken yöresel öz ve biçime önem verilmelidir. Ürünler bu anlayışla üretime sunulmalıdır. Böyle olursa ülke ekonomisine katkı yanında, kültürel ve toplumsal yönden yararlanılan bir birikimde işlerlik kazanmış olur. Kırsal kesimde yaşayanların coğrafik, ekonomik, kültürel, toplumsal yapılarına göre el sanatlarını geliştirmek, yardımları bu görüşle yönlendirmek birçok yararlar sağlayacaktır. Köyden kente göç, gizli işsizlik, işsizlik konularına el sanatlarına getirilecek çözümle yön verilebilir.

El sanatları alanında ungaş veren. sayısı 9’u bulan kamu kuruluşu yanında, il özel idareleri, bankalar, yerel yönetimler etkinlik gösterme çabası içindedirler. Bütün bu uğraşıların bu alana köklü bir çözüm getirmemiş olduğu gözden kaçmıyor.

1977 yılı asıl alınarak el sanatları alanında uğraş veren kamu kuruluşlarının konuya yaklaşımlarına geçmeden önce, 3. Beş yıllık Kalkınma Planında ve 1975, 1976, 1977 icra planlarında konunun nasıl yer aldığına bir göz atmada yarar var.

Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı’na dayalı son üç yıllık icra planlarındaki (1975, 1976, 1977) önlemlerde (tedbirlerde) ve ÜBYKP'nin değişik bölümlerinde el sanatları konusu nasıl yer almış? Bu konuda yıllara göre birlik sağlanmış mı? Saptanan amaçlara ulaşılmış mı? Bu soruların yanıtlarını sözünü ettiğimiz ÜBYKP’nda bulmaya çalışalım.

ÜBYKP’nda (küçük sanayi ve el sanatları) başlıklı bölümde 1097 nolu paragrafta birinci ve ikinci planda bu konu ile ilgili çalışmalar özetlenmiştir. 1098 nolu paragrafta ise "küçük sanayi ve el sanatları ile ilgili olarak merkezi bir kuruluş gerçekleştirilemediği gibi özellikle el sanatları konusunda birçok Bakanlığın ayrı ayrı çalışmalar yapmaya başlaması koordinasyon ihtiyacını doğurmuştur." denilerek Gaziantep’te Küçük Sanayi Geliştirme Merkezi kurulması girişiminin bölgesel kalması olasılığından söz edilmiştir. Böylece de El sanatları için kurulması öngörülen geliştirme merkezi kurulamamıştır.

ÜBYKP’nın aynı bölümünde "Uzun Dönemli Gelişmeler" başlığı altında 1104 nolu paragrafta "Küçük Sanayi ve El Sanatları" 7 grupta ele alınmıştır. Bu 7 grubun 5. si "Aile fertlerince ek iş olarak yapılan el sanatları", 7. si "Geleneksel sanata dayalı, geleneksel usullerle çalışan Kütahya Çiniciliği, lületaşı işletmeciliği, el dokumacılığı gibi sanatlar" diye bu konuya ayrılmış. 1105 nolu paragrafta da konu uzun dönemde sanayinin gelişmesi ile küçük sanayi ve el sanatları ile yan bağlantılar yolu ile doğacak pazar üzerinde durulacak, el sanatlarının ailelere ek gelir sağlaması ve geleneksel sanat değerlerinin geliştirilmesinden söz ediliyor. 1106 nolu paragrafta konuya ilişkin üçüncü plan hedefleri belirleniyor.

ÜBYKP'nın "İlkeler ve Tedbirler" başlığı altında 1107 nolu paragrafta 14. madde de konuya ilişkin ilkeler ve hedefler belirlenmiştir. Bunlardan bazıları şöyle sıralanmış.

1107/11: "El sanatları ailelere yan gelir sağlama ve mevsimlik işsizliğe çözüm getirme olanakları dikkate alınarak geliştirilecektir."

1107/12: "Üçüncü plan döneminde el sanatlarının, özellikle geleneksel sanata dayalı el sanatları ile ev ve köy sanatlarının geliştirilmesi için teknik yardım yapılması ve ürünlerin pazarlanmasının düzenlenmesi teşkilâtlandırılacaktır. Bu teşkilât süs eşyası vs. ürünlerin özellikle ihracata yönelmesini sağlayacaktır.»

1107/ 14: "Küçük sanayi ve el sanatlarına ilişkin hizmetlerle ilgili kamu kuruluşlarının yeniden düzenlenmesi de kamu kesimi reformu içinde genel olarak kapsanmıştır. Bu hizmetler yukarıda belirlenen ilke ve hedeflerin gerçekleştirilmesini kolaylaştıracak ve hızlandıracak yönde organizasyonu söz konusu reform ile tutarlı kılınmak suretiyle sağlanacaktır."

Devlet Planlama Teşkilâtı Kalkınma Planı Üçüncü Beş Yıl (1973-1977) 1975 İcra Planı'ndaki önlemlere bakıldığında, program döneminde yapılması gereken önlemlerin gerçekleştiği pek söylenemez.

1975 İcra planı 183 nolu önlem Kültür Bakanlığına sorumluluk veriyor. Kültür hizmetleri götüren kamu kuruluşları arasında ikilemleri, girişiklikleri, haberleşme eksiklerini gidermek için bir koordinasyon kurulu oluşturmaktan söz ediyor bu önlem. Aynı icra planının 80 nolu önlemi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sorumluluk veriyor. Bu önlem "Üçüncü planın 1104 üncü paragrafında yer alan tanımlamaya göre küçük sanayi ve el sanatları gruplandırılacak ve bu gruplar özelliklerine uygun olarak teşvik edilecektir." biçiminde belirlenıyor.

1975 İcra Planı 234 nolu önlemle Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığına sorumluluk veriyor. Bu enlem de şöyle: "Gezici köy kursları ve el sanatlarını genel olarak iktisadi temele oturtan, özel olarak kooperatifcilik hareketi ile bağlantısını kuran ve pazarlama konusuna ağırlık tanıyan bir sistem program dönemi içinde geliştirilecektir. Bu sistem uyarınca çeşitli Bakanlık ve kuruluşlarca sürdürülen el sanatları hizmetlerinin Köy işleri ve Kooparatifler Bakanlığına devredilmesi olanakları araştırılacak ve eşgüdüm Köy işleri ve Kooperatifler Bakanlığınca yapılması sistem içinde sağlanacaktır.”

1976 icra plânı 149 nolu önlem Kültür Bakanlığı, 1977 icra plânı 202 nolu önlem Kültür Bakanlığı, 113 nolu önlem (1977 icra plânı) Sanayı’ ve Teknoloji ile Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlıklarına sorumluluklar veriyor. 113 nolu önlem 1975 icra planındaki 80 ve 234 ııolu önlemlerin birleşmesi ve 1977 icra planında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığı yürütmesine verilen bir önlem oluyor.

Ülkemizde el sanatları alanında uğraş veren kamu kuruluşları ÜBYKP’nda yer alan bu üç kuruluşla kalmıyor. Dağınık biçimde birbirlerinden kopuk olarak el sanatları alanında ugr”aş veren kamu kuruluşları. üniversiteler, özel kuruluşlar ve dernekler 1977 yılı bütçesi asıl alınarak şöyle sıralanabilir.

  Kuruluşun adı Kuruluş Dayanağı 1977 Bütçe Rakamı
1- Kültür Bak. Milli Folklor A.D. El Sanatları Enstitüsü Md. lüğü 7.9.1976 gündemli 316/737 sayılı Bakanlık Makamı Onayı 3.865.000- TL.
2- Köy İşleri Bakanlığı Kooperatifler Eğitim ve El Sanatları Gn. Md. lüğü 16.7.1964 günlemli 6/3349 sayılı Kuruluş Kararnamesinin (K) maddesinden kaynaklanarak bir Bakanlık mucibi kurulmuştur. 48.420.000— TL.
3- Sanayi ve Teknoloji Bak.'lığı Küçük Sanatlar Dairesi - Sümerbank 27.5.1957 günlemli 6973 sayılı yasa içinde 3.6.1933 günlemli 2262 sayılı yasaya dayalı olarak 15.000.000— TL.
4- Turizm ve Tanıtma Bak.'lığı Tanıtma Gn. Md.'lü El Sanatları Şb. Md.'lüğü Bakanlık mucibi 800.000— TL.
5- Adalet Bak.'lığı Ceza ve Tevkifevleri Gn. Md.'lüğü Cezaevi İşyurtları Döner Sermayeleri. 14.6.1930 günlemli 1721 sayılı ve 16.7.1965 günlemli 647 sayılı yasalar ve bunlara bağlı tüzük ve yönetmeliklerle. Döner sermaye
6- Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
a) Ziraat İşleri Gn. Md. Ev Ekonomisi Şb. Md.lüğü.
b) Tarımsal Araştırma Md.'lüğü El Sanatları Araştırma Laboratuvarı Md.'lüğü.
14.6.1937 günlemli 3203 sayılı yasaya dayalı Gn. Md. lük bütçesi içersinde.
 
 330.950- TL.
7- Orman Bakanlığı Orman Köy İlişkileri Gn. Md.'lüğü. 17.6.1976 günlemli 15619 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik 16.3.1977 gündemli 15880 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Fon Yönetmeliği 21.597.000—— TL,
8- Mıl'li Eğitim Bak.'lığı Mesleki ve Teknik Öğretim Müsteşarlığı.
- Kız Teknik Öğretim Gn. Md. lüğü
— Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu
- Kız Meslek Liseleri
- Olgunlaşma Enstitüleri
10.6.1933 günlemli 2287 sayılı yasaya dayalı ?

 

9- Üniversiteler (a- Ankara Üniv. Ziraat Fak. Lif Teknolojisi ve Köy El Sanatları Kürsüsü. b- Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Halıcılık ve El Sanatları Enstitüsü, c- Ege Üniv. Ziraat Fak. d- Ege Üniv. Güzel Sanatlar Fak. Biçimsel Sanatlar Bölümü, (bu bölüme bağlı Anadolu El Sanatları Enstitüsü kurma girişimi var... Vb.)

10- İl Özel İdarelerine bağlı Halıcılık okulları (Çankırı, Niğde, Kastamonu. Elâzığ, Bingöl... vb.)

11- Çeşitli Özel Bankalar

12- Dernekler.

Toplayabildiğimiz bilgilerle bu kamu kuruluşlarının el sanatlarına yaklaşımlarındaıı etmek gerekse :

1- Kültür Bak. lığı Milli Folklor Araştırma Dairesi El Sanatları Enstitüsü Müdürlüğü; El Sanatlarımızı araştırmak, derlemek, elde edilen bilgileri arşivleıııek; bunları yayın, kongre, seminerler aracılığı ile tanıtmak; gerekirse üretmek ve pazarlamak gibi konuları üstlenmiş.

2- Köy lşleri Bakanlığı’nda El Sanatlarının Durumu:

Bakanlığa bağlı Kooperatifler Egitim ve El Sanatları Genel Müdürlüğü içinde El Sanatları Dairesi Başkanlığı el sanatları çalışmalarını yürütüyor. Bu daireye bağlı şube müdürlükleri var.

Daire çalışmalarında model ve desen geliştirme, üretime geçecek kooperatif ve kursların modellerini saptama. üretilen malları pazarlama, egitim tesisleri kurmak için gerekli projeleri ve programları hazırlama, kırsal alandaki boş iş gününü değerlendirmek, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatı ürünlerini ortaya çıkarmak ve geliştirme çalışmalarını yapmak gibi konuları amaçlar.

Bu çalışmaları 4 aylık gezici köy kursları ve 8 aylık Eğitim Merkezleri el sanatları kursları ile yürütürler. Bugüne dek 8 ilde Eğitim Merkezleri görev yapıyor. (Elâzığ-Ağın, Bilecik, Bolu-Düzce, Diyarbakır, Isparta, Kastamonu, Muş, Sivas). Üretilen malların pazarlamasının Sümerbank aracılığı ile olması düşünülüyor.

El Sanatları Dairesi Başkanlığının ufak çapta bir slayt kolleksiyonu var. Ayrıca bir desinatörler gurubu var. Desen çıkarmada çalışıyorlar.

3- Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı :

Küçük Sanatlar Dairesi :

Bu bölüm küçük sanayiyi bir araya toplamak amacı ile kurulan çarşı ve sitelerle ilgili işleri yürütür. Küçük sanayi ve el sanatları ile uğraşanların kredi gereksinmelerini karşılamaya çalışır. Bunların ithal olanaklarından yararlandırılmalarını sağlar. Sergi ve panayırların açılmasını teşvik eder. Pazarlama, organizasyon hizmet içi eğitim gibi konularda hizmet görecek eğitsel organlar kurar.

Yukarıda belirtilen Daireye bağlı, Bakanlık mucibi ile bir El Sanatları Şubesi kurulmuş, Maliye Bakanlığı ile yapılan bir protokole dayanarak bütçeye R cetveline yılda el sanatları için belirli ölçüde para konuyor (1977 bütçesinde 15.000.000.— TL.). Bu para el sanatı ürünlerinin satın alınması. dağıtılmasında kullanılıyor.

Sanayi Bakanlığına bağlı kuruluş olarak Sümerbank. el sanatları ile ilgili çeşitli alanlarda uğraş veriyor.

4- Turizm ve Tanıtma Bakanlığı

Bakanlığa bağlı Tanıtma Genel Müdürlüğü Gösteriler Şubesine bağlı iki şube Müdürlüğü var. 1- El Sanatları Şubesi, 2- Sergi ve Fuarlar Şubesi Müdürlükleri.

Ayrıca Bakanlık Döner Sermaye Merkez Müdürlüğü var ki, bütün el sanatı ürünleri bu merkez aracılığı ile alınıyor.

Bakanlık yeni el sanatı formları elde etmek için yarışmalar düzenliyor. Yarışmada ödül alanlara ve uygun görülen üreticilere Bukanlıkça sipariş verilebiliyor. Bu el sanatı ürünleri tanıtma aracı olarak kullanılıyor.

El Sanatları Şubesi Müdürlüğü görevleri arasında; Türk el sanatları ürünlerini tanıtma aracı olarak kullanmak ve Türk sanat ile kültürünü yansıtan gerçek el sanatları dallarında yarışmalar açmakta giriyor.

5- Adalet Bakanlığı

Başta belirttiğimiz yasalar, tüzükler, yönetmeliklerle el sanatları çalışmaları, cezaevleri iş yurtlarında döner sermayeler aracılığı ile yürütülüyor.

114 ceza ve islahevinde döner Sermaye var. Bunlardan 37 si halı. 14 ü marangozluk, 3 ü çelik eşya ... Üzerine çalışmalar yapıyor. Saraçlık, ayakkabıcılık, şayak (aba) dokumacılığı, sabunculuk, ziraatcilik gibi konularda uğraş verenler de var.

37 cezaevinde halıcılık yapılırken Sivas ve Afyon’da ham yün halı ipine dönüştürülüyor ve boyanıyor. Boyamada kimyasal boyalar kullanılıyor. Bu iplerden kooperatiflere de satış yapılıyor. Bunların dışında Siirt ceza-“evinde Siirt battaniyesi dokunuyor.

Halı dokunan cezaevlerinde halı ustaları bulunmadığında, dışarıdan usta atanabiliyor.

ls yurtları bulunmayan cezaevlerinde hükümlüler boncuk işleri yapıp kendileri dışarıya satıyorlar.

6- Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü Ev Ekonomisi Şubesi Teknisyenleri çalışma kılavuzunda (1.1.l976) hizmet amacı şöyle belirlenmiş: "Türk köylü ve çiftçi ailesinin yaşayışını düzenleme ve hayat seviyesini yükseltmeye yardım etmek için çiftçi kadınına bilgi ve hüner öğretmek; biigileıini. hünerlerini. davranışlarını ilerletmek, geliştirmek ve olumlu yönde değiştirmek için eğitimsel yollarla yardım etmektir."

Adı geçen kılavuzun "Çalışma Konuları ve Görevleri" bölümünün (j) maddesi köy el sanatları konusuna ayrılmış ve "yan gelirleri artırmak ve boş zamanları kıymetlendirmek için köyde bulunan ham maddeye dayalı olarak el sanatlarının öğretilmesi biçiminde belirtilmiş.

7-Orman Bakanlığı

Orman-Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde (17.6.1976 günlemli 15619 sayılı Resmi Gazete) yer alan Teknik Gelişlirme Fen Kurulu Müdürlüğu'nün görevleri başlıklı 23. maddenin el sanatları ile ilgili bölümleri şöyle :

d) Orman köyleri için büyük önemi bulunan, özellikle orman ürünlerine dayalı köy el ve ev sanatları konusunda model geliştirme çalışmaları yapmak.

e) Genel Müdürlük merkez ve taşra teşkilâtında çalışacak köy el ve ev sanatlarıyla ilgili personelin düzenlenecek kurslarla teorik ve pratik eğitimlerini sağlamak.

Olanakların elverdiğince bu alanda uğraş veren kamu kuruluşlarının konuya yaklaşımlarını, edinebildiğim bilgiler ışığında vermeye çalıştım. Kanımca bu alandaki çalışmalara getirilecek çözüm üzerine de birkaç söz etmek yerinde olur.

Ülkemizde el sanatları yıllardır toplumun doğal gereksinmelerini karşılamak için, usta-çırak ve aile içi eğitim yöntemleri ile gelişerek yapılagelmektedir. El sanatlarımızın ülke çapında günümüze dek yaşatılmasında emeği olan kırsal kesim nüfusunun, (başta da değindiğim gibi), ekonomik, kültürel, toplumsal kalkınmasında, etkinliğinin ne olabileceği gereği gibi araştırılmamış, konu buna göre yönlendirilmiştir.

Yirminci yüzyılda hızlı sanayileşme ve bu sanayileşmenin getirdiği ekonomik, kültürel ve toplumsal değişiklikler. insan yaşamına yeni boyutlar kazandırmıştır. İşte el sanatları değişen toplum yaşamına uygun biçimde düzenlenmeli, bu günün insanının gereksinimlerine karşılık verecek yönde geliştirimelidir. Bugüne dek böyle bir girişim olmadığı için, çoğu el sanatı ürünleri günün gereksinimlerine uygun düşmüyor. Bu yüzden de ne yeterince üretilebiliyor, ne de yeterince pazar bulabiliyor; çoğu kez de kaybolup gidiyor.

Konuyu getirilecek çözüm, kanımca, dağınık biçimde süregelen, el sanatları alanında uğraş veren kamu kuruluşlarının işbirliğinde yatmaktadır. Ülke çapında bu işe bakacak bir kuruluşun (bütün kamu kuruluşlarındaki el sanatları ile uğraşan birimlerin birleşmesinden oluşan bir kuruluşun) gerçekleştirilmesi zorunlu görülüyor. Bu yapılamıyorsa, bu alanda uğraş veren kamu kuruluşları arasında işbirliğinin gerçekleştirilmesi, bu işbirliği sonucu. hangi kuruluşun bu alanda hangi çalışma içinde olması gerektiği belirlenmelidir. Daha kolay işlerden biri de en azından bir kamu kuruluşu (bu alanda çalışması olan), kendi içinde düzenli bir çalışma ile el sanatları alanında yapması gerekeni iyi ortaya koyaarak, diğer kamu kuruuluşları ile ikili ilişkiler kurarak konuya çözüm getirmesidir.

Ülkemizde, özellikle kırsal kesimde, yakın zamana dek kapalı ekonomiye dayalı üretim-tüketim, el sanatları alanında belli bölgelerde, belli el sanatı ürünlerinin üretilip, tüketilmesine etken olmuştur. Başlangıçta kendi üretildiği yörede etken olan çoğu el sanatı ürünleri. bugün ülkenin hemen her yöresine yayılmıştır. Ulaşım ve iletişim olanaklarının gelişmesi, turizmdeki hareketlilik, el sanatı ürünlerin tanıtılmasına yönelik çalışmalar, bu alana canlılık getirmiştır. Ancak yukarıda belirtmeye çalıştığım kamu kuruluşları el sanatlarına plan doğrultusunda bile) istenilen yönde yaklaşamadıkları, kendi aralarında işbirliği sağlayamadıkları, kendi işlerinde çözüme yönelik girişimlerde bulunmadıkları için konuya çözüm getirememiştir denebilir.

 

 

----------------------

(1) Örnek, (Prof. Dr.) Sedat Veyis : Türk halkbilimi. Ankara 1977 Ajans - Türk Matbaacılık Sanayii 262 s. (konu 16 s.)
"İş Bankası Kültür Yayınları: 18 Folklor Dizisi: 4"

(2) Örnek, (Prof. Dr.) Sedat Veyis : Türk halkbilimi (15. s.)



Arşiv
Dergiler
Gazete
Kitaplar
Web Siteleri
Tez
Sunum
Fotoğraf
Video
Broşür
İletişim: ilhaner@ilhaner.com

Arama

 

 
 

Bizi Destekleyenler

Halkbilimcilerimiz