Burcu Burcu Memleket Kokan Bir Şiir Kitabı: Gözlerimin Söylettiği

Bu Derginin Diğer Makaleleri

İnal,Yaşar Faruk ; "Burcu Burcu Memleket Kokan Bir Şiir Kitabı: Gözlerimin Söylettiği" ; Eflatun ( Sanat-Fikir-Kültür-Aktüalite) ; Nisan / 1975 ; Yıl : 7 ; Sayı : 76 ; Sayfa : 22

GÖZLERİMİN SÖYLETTİĞİ; Osman Attilânın daha önce yayınladığı Sabahleyin (1950), Güpegündüz (1956), Baştanbaşa (1959) adlı kitaplarındaki şiirleri ile son yazdığı şiirlerini kapsamaktadır. Kitap, Çağrı Dergisi yayınları arasında çıkmış bulunuyor.

Dile kolay ama, memleketçi şiirin tam kırk yıldanberi hizmetinde olmak. Az şey mi Halkevlerinin yaratıcı havası içersinde yetişen Osman Attilâ, kırk yıl boyunca hep şiirin, yapmacıksız ve tamamiyle bizden olan şiirin yolundan ayrılmadı. Bu ısrarlı çalışması sonucu ona rahatlıkla "memleket şairi", "Gurbet şairi" gibi isimler verebiliyoruz.

GÖZLERİMİN SÖYLETTĞİ. 196 sahifelik oldukça kalın bir kitap. Şairin, Sabahleyin, Güpegündüz, Baştanbaşa Yağmur ve Deniz, Gözlerimin Söylettiği adını verdiği 5 bölümden oluşan kitapta 94 şiir yer almaktadr. Osman Attilâ’nın kırk yıllık hayatı boyunca yazdığı şiirlerden oluşan bir güldeste. Genellikle şiir antolojilerine verilir güldeste ismi. Ancak bu Anadolu kokuşlu hepsi ayrı güzellikteki şiirlerden oluşan kitaba biz özellikle güldeste adını vermekte sakinca görmüyoruz. Çünki Attilâ benimsediği şiirleri almış kitabına, benimsemediklerinden bazılarını da kitabın dışında bırakmış. İyi de etmiş. Şiir çizgisini belirtmesi bakımından yararlı birşey. Son yazdıklarından birkaç şiirini ise yayınladıkları dergileri bulamadığı, kendisindeki kopyalarını da yitirdiği İçin kitaba alamadığını üzüntüyle belirten şairin duygularına ortak olmamak elde mİ?

Kitap şairin ünlü "Arzuhalci" şiiri İle başlıyor, kitaba adını veren "Gözlerimin Söylettiği" şiiri ile bitiyor.

Bir şiir okumuştu bir kaç şair dostun yayanında Osman Attilâ, "Afyon'un Lâleleri"... Haşhaş ekimi yasağı ile İlgili bu şiirin, metnin Kaybolması dolayısıyla kitaba alınmaması büyük eksiklik. İnşallah şair bu şiirini bulup hiç değilse bir derqide yayınlatır.

Osman Attilâ Türk Dil Kurumu üyesi'dir. Türk Dili’ne gerçekten büyük yararları dokunmuş şairimizin bu kltab ıbizce "Şiir ödülü" alacak niteliktedir. Osman Attilâ, Kuruma bu yolda başvurmayı düşünmüyor. Ancak biz Türk Dil Kurumu Seçicilerini uyarmak istiyoruz. Ödüle hak kazanacak bir gerçek eser niteliğinde "gözlerimin söyletiğin. Bilemeyiz Sayın seçiciler ne düşünürler."

Kırk yıla ulaşan bir sanat hayatı var Osman Attilâ'nın. O, şiirde saz şiiri lirizmine inanmış; aşkı, memleket güzelliklerini ve memleket insanını işlemiştir. Şiirlerinde yaşayan Türkçenin en güzel örneklerine rastlamak mümkündür. Uydurmacıya iltifat etmemiş ancak halkımızın dilinde yaşayan halis Türkçeyi benimsemiş ve güzel örnekleri ile sevdirmiştir. Kuşluk vakti, bungunluk, tedirginlik, farımak, tebdili şaşmak, böğrek gözlü, çevrik, sünepe, çırpmak, ırlamak, seki, sekme, dürül gibi kelime ve deyimleri mısralarında büyük ustalıkla belki de İlk defa kullanan odur.

Yine Anadolu İnsanının günlük yaşayışındaki birçok kelime ve deyim de onun şiirinde bir başka canlılık, bir başka mânâ kazanmıştır, Bu kelime ve deyimlerden hemen aklımıza geliverenlerin bazısı şunlardır:

Oban, Çarkevl, yuvak, yapağı, tutuk, tezek, ağmak, renkler göççü, gün vurması, yün eğirmek urba, çiy, çalı, çıtırdamak, melemek, ünlemek, seğirtmek, zemberi, gün yüzlü, gözde tütmek, kerpiç, öğünç, uyku basmak, didinmek, kınamak, kümbet, türkü tutturmak, oluk, kırağı, yaşıt, azık, yassı, yolunmak, sepet, sedir vb.

Osman Attilâ’ya "Gurbet şairi" adını haklı olarak vermemize neden olan "Baştanbaşa" şiirinden bir kopumu yazımıza alalım;

Hemşerim, ne sen sor, ne ben açayım;
Sözüm bitmez tasa. Tükenmez derttir.
Aynı minvâl üzre, nere kaçayım?
Bu memleket, baştanbaşa gurbettir..."

Ve yine o havada bir başka kopum;

Bana kardeş misin, sen, yeşil otlak
Kışın ayaz, yazın gün vurur beni.
Tohumu bağrına basan bu toprak
Tohumla birlikte yoğurur beni."

Anadolu'nun kendine özgü uhrevi havasını, cami avlularındaki şadrıvan çevresinde yaşamak, duymak. Bazan ulu bir çınarın gölgesinde serinleyerek dalmak, bazan bir müezzin se si ile uyanmak. Sabahlar bir başka olur cami avlularında. İşte o duygularla örülmüş bir örnek;

Ak sakallı, yeşil sarıklı dedem,
Ellerimi yıllar var ki bıraktı;
Ne testim var artık, ne kuşlara yem,
Bu gece şadırvan içime aktı..."

Şadrıvan hiç insanın içine akar mı? Evet, akar. Ancak bunu yazabilmek için Osman Atti lâ duyarlığında bir şair olmamız gerekir.

Böbrek Gözlüm, Hürriyet, Pazar isterim, Afyon Türküsü, birbirinden güzel şiirler Biz şa irin bir kitabına da ismini veren "Sabahleyin" adlı şiirinden aldığımız mısralarla devam edelim yazımıza;

"Bütün gün hengâme çarşı
Aslı yok telâş eziyor
Dünyada dünyaya karşı
İnsanlar gelmiş, geziyor..."

Akşehir'de Akşam Üstü, Bütün Yaz Bu Ağaçlar, Toprak Anama Açık Mektup, hep Anadolu motiflerini işleyen mısralarla örülmüş şiirler. Biz çok sevdiğimiz "Kızıldağda bir Değirmen" şiirinin şu dörtlüğü"ndeki bütünlüğe dik kati çekmek isteriz;

Üç mevsim buğday yasında
Kızıldağda bir değirmen,
Bahçelerin ortasında
İnsan kaderine dönen."

Şiirde bir bütünlüğe varabilmek İçin, o havayı yaşamak gerekir, işte Osman Attilâ da yaşamış ve yazmış. Seka’nın Çay tesislerinin temel atma töreni için Afyon'a gitmiştik. Osman Attilâ oraların havasında bir başka insan oluvermişti sanki. Bir ara;

-Yaşar, "işte o değirmen" dediğini ve yukarıdaki mısraları mırıldandığını duydum.

Osman Attilâ, her zaman, her yerde şöyle konuşur;

"Bir eser mahallî oldukça millî, oldukça da beşerilik vasfı kazanır." Bu inançladır ki yöreselliğe önem vermiştir şiirlerinde. Ancak onun bu yöresellik görüşünü dar kalıplar içerisinde almamak gerekir. Afyon için en güzel şiirleri yazdığı gibi, gittiği gördüğü yerlerdeki yurt güzellikleri de onun şiirlerine konu olmuştur. Mut, Silifke, Bursa, Ali Fuat Paşa, Ankara, Çorum, İzmir, Akşehir için yazdığım şiirler bu türdendir.

Milletvekilliği sırasında yaptığı Avrupa gezisinde de boş durmamış, tarih sentezinden süzülen iki şiiriyle dönmüştür yurda; Balkanlar Karanlığında, Romanya Mektubu.

İşte "Romanya Mektubu" şiirinde maziden süzülen bir sesleniş;

"Karadeniz kıyısında dolaştım,
Mısır püskülleri saçın sanarak
İnsanlara değil kendime şaştım.
Şehirden şehire göçüp konarak."

Nice güzel şiirler, güçlü mısralar var "Gözlerimin Söylettiği"nde. Biz şöylece bir tanıtma yapalım, dedik. Osman Attilânm bütün şiirlerini kapsayan bu kitabın kısa bir yazı tam olarak yansıtılması olanak dışıdır tabii olarak.

Okuyunuz, "Gözlerimin öylettiği" adlı kitabı. Gerçek şiirin zevkine varacaksınız.

GÖZLERİMİN SÖYLETTİĞİ- Osman Attilâ, Güven Matbaası - Ankara, 196 Sahife 20 TL






Arşiv
Dergiler
Gazeteler
Kitaplar
Web Siteleri
Tez
Sunum
Fotoğraflar
Videolar
Broşür
İletişim: ilhaner@ilhaner.com

Open Access

Arama

 

 
 

Bizi Destekleyenler

Halkbilimcilerimiz