Erzurum'da Düğün Adetleri

Bu Derginin Diğer Makaleleri

Cömert,Servisimin. "Erzurum'da Düğün Adetleri". Folklora Doğru. Kasım / 1969. Yıl: 1. Sayı: 2. Sayfa: 21-23

1969 yılı Nisan ayında Erzurum’un Hacıömer kasabası Tekman köyünden bir geniş kızla (Seher Atmaca) yaptığım konuşmada Erzurum düğün âdetleri hakkında bazı bilgiler edindim. Araştırmanın sonuçlarını Nusret Uraz’m 1940' yıllarında aynı konuda yaptığı araştırmalarla karşılaştırmak istiyorum.

Erzurum çevresinde onbeş onaltı yaşları evlenmek için normaldir. Uraz’ın yazısında ise bu yaşın, onsekiz yirmi arası olduğu söyleniyor. Yine Uraz’ın belirttiği gibi bu yörede «kız isteme» görücü usulü ile olur. Kızı görmeye gelenler onun misafire karşı davranışından, kahve pişirmesinden ve ikram etmesinden istedikleri gelin ölçülerine uygun olup olmadığını anlarlar. Beğenirlerse, kızın vücudunun kusurlu olup olmadığını anlamak için gittiği hamamı öğrenirler ve kızı orada görmeye giderler.

Bundan sonraki ziyarette «dünürcü» olarak kaymvalde, görümce ve yakınları gelirler. Kız tarafına «kjzımı veririm» dedirtmek için «hedeme» denilen ve nişana kadar ödenen bir para teklif edilir. Söz kesiminden sonra «başlık parası» için pazarlığa girişilir. Bu kız tarafının kızlarını vermek için talep ettikleri paradır. Seher Atmaca’dan öğrendiğime göre başlık parası yerine bugün radyo, kol saati, inek gibi eşyalar da verilebiliyor.

Nusret Uraz’ın araştırmalarına göre nişandan evvel damat tarafından kız evine kuru yemiş, şeker, nişan elbiseleri, bilezik, küpe gibi eşyalar gönderilir. Nişan günü yapılan eğlencede de kızın yüzüğünü erkek tarafından birkaç kadın gizli olarak bir odada takarlar. Bundan sonra ikram edilen şerbetler içilirken kız tarafı damada verilmek üzere kaymvaldeye elbiselik, saat, tabanca, sigara takımı, bir sürahi dolusu şerbet ve bir bardak gibi hediyeleri süslenmiş bir tepsi içinde verirler. Bunları kırmızı-beyaz renkli bir örtüyle örtmek âdettir.

Damat nişanlılık devresinde nişanlısını görmek isterse bunu kaymvaldesine bildirir. Kızın annesi gizli olarak damada haber gönderir ve onu davet eder. Güvey o geceyi sabaha kadar gelinle konuşarak geçirir.

Düğünden birkaç gün evvel gelinin çeyizi yani ailesinin kıza verdiği eşyalar, erkeğin hediyesi olan elbiseler, ayakkabılar ve oda takımı teşhir edilir. Herkes gelip çeyizi görebilir. Nikâh günü erkek tarafından gelen kadınlı erkekli bir gurup eşyaları sayarlar ve «cihaz defteri» adı verilen deftere yazarak altını imzalarlar. Bundan sonra çeyiz gelinin evine taşınır.

Düğünden hemen evvel kız tarafı bir «düğün hamamı» hazırlar. Gelin hamama götürülür ve süslenmiş bir halı üzerine oturtulur. İki yanında, biri erkek tarafından biri kız tarafından iki küçük çocuk ayakta durur. Bunlara «sağdıç» adı verilir. Düğün hamamına güveyin ve gelinin yakınları davetlidir. Akşama kadar hamamda eğlenilir. Ayrılırken hamamcıya ailenin malî durumuna göre bir top kumaş verilir. Aynı günün akşamı kız evinde «kına gecesi» tertiplenir. Bu sırada damat kendi evinde arkadaşlarıyla içki içerek eğlenir. Güveyin bu gecesine «kısır gecesi» denir.

Seher Atmaca’dan öğrendiğime göre Kürtler kendi dillerinde geline «buk» güveye «zava» derler. Gelin başına tahtadan yapılmış ve rengârenk kumaşlarla süslü bir başlık giyer. Buna «kofi» adı verilir. Kürt diliyle «Kofia Gormanca eştekte çedebek» «Kürt gelin başlığı tahtadan yapılmıştır» demektir. Gelinin ayrıca duvağı vardır ve beyaz bir gelinlik giyer. Damadın evine de at sırtında gider. Nusret Uraz’m yazısına göre ise gelin araba ile «göçürülür» yani damadın evine getirilir. Ayrıca, arabaya binerken ve inerken davetliler tarafından görülmemesi için, gerilmiş iki perde arasından geçirilir. Gelin yeni evine gelince ellerini, ayaklarını yıkayıp suyunu kapı eşiklerine ve fırın önüne serpmek âdettir. Bu yapılırsa gelinin yeni evine kolay alışacağına inanılır.

Seher Atmaca’nın söylediklerine göre gelin at sırtında yeni evinin önüne gelince damat dama çıkar ve davetlilerin başına bozuk para serper. Bunu toplamak davetli çocukların hakkıdır. Damat ayrıca oyulmuş ve içine beşyüz lira konmuş bir elmayı gelinin başına atar. Meyva tahta başlığa isabet ederse güvey alkışlanır, etmezse alkışlanmaz. Beşyüz lira geline verilir.

Uraz’a göre damat akşam üzeri hamama gider ve tıraş olur. Gece yemek yenerek eğlenilir.

Seher Atmaca’mn anlattığı düğün sonrası devresi çok enteresan. Evlendikten sonra gelin kayınvaldesi ve kayınpederiyle konuşmaz ve onların önünde kocasıyla yemek yemez. Bu durum on günden iki seneye kadar sürebilir. Kayınvaldenin izin ve arzusundan sonra gelinin ailesi yemeğe çağrılır. Bu davet gelinin artık kayınvaldesi ve kayınpederiyle konuşabileceği anlamına gelir.

Düğünden sonra kaymvalde izin vermeden gelin ve damat sokağa çıkamazlar. îzin verme süresi kayınvaldenin insafına kalmıştır. Üç ay kadar sürdüğü de olur.







Arama

Konuştum ve Ruhumu Kurtardım

Bizi Destekleyenler

.