Açtım perdeyi de durnamı gördüm Gün be gün artıyor efkârım derdim Mevlânın aşkına da bir selâm verdim Durnam ben mahkûmum avcı değilim Eğer gider isen bizim ellere Selâm söyle orada açan güllere Derdimi söyleyin uçan yellere Durnam ben mahkûmum avcı değilim
Yukarıdaki dörtlükler Ankara’nın Keskin ilçesi dolaylarında bozlak ayağında söylenen, sıla özlemi dolu bir uzun havadır.
Bozlak deyimi Orta Anadolu’nun kendine özgü uzun havalarına verilen isimdir. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre bozlak:
"Orta Anadoluda türkü, mâni, uzun hava anlamını taşıyor; Seyhan bölgesinde de hikâye olarak biliniyor."
Bozlamak ya da bozulamak ise:
"Deve bağırması, insan feryadı, ağlamak diye" tanımlanır.
Gerçekten bozlaklar ezgisi ve sözleri itibarı ile, bir elemi, bir özlemi, haksızlığa karşı âdeta feryad ederek dile getiren uzun havalar olarak görülmektedir.
Müzikal anlatımların kesin şekli olamıyor. Halkın geniş yaratma gücü daima çalıştığından, bir kalıp, söz konusu değildir.
Bozlaklar daima inici bir dizi takip ederler. Mutlak surette belli bir seviyenin üstüne çıkmış halk sanatçılarınca okunabilirler. Konu bakımından bütün halk verilerinde olduğu gibi çeşitlidir. Şimdi, en makbul örnekleri Orta Anadolu’da görülen bozlaklarımızdan bir kaçını görelim:
Kırşehir dolaylarında söylenen:
Yağmur yağdı da bulandı hava Ezelden gamlıydın sen çukur ova Gitti ellerimiz boş kaldı yuva Çukurun kilidi beyler nicoldu Dokuz doğumda kardaş kargının boyu Düşmana atsürmek ecdadın huyu Binmiş Abidin'im varıyom deyi Boynuz uzun tosun atlar nice oldu
Kayseri dolaylarında söylenen:
Şeker dağının da hiç eksilmez gıcısı Yüreğimden çıkmaz gurbet acısı Evde ağlar durur bîr tek bacısı Yol ver de geçeyim Şeker dağları Sılada bıraktım gözü ağları Şeker dağında da avcılar gezer Beni böyle yaptı ah zâlim kader Yağlı kurşun yedim bağrımı ezer Yol ver de geçeyim ..............
Niğde Katırcıoğlu bozlağı
Küçükten görmedim ana kucağı Koç yiğit yatağı damlar bucağı Bir yiğit hapsolmakla söner ocağı Atadan inkisar aldım ağlarım Dert ile mihnete kaldım ağlarım Ortaya attılar da selvi dal gibi Derimi yüzdüler de sırma saç gibi Ahbapları gelmiş bakar el gibi Atadan inkisar aldım ..............