Bozlaklar

Bu Derginin Diğer Makaleleri

Tüfekçi,Nida. "Bozlaklar". Folklora Doğru. Kasım / 1969. Yıl: 1. Sayı: 2. Sayfa: 24-25


Açtım perdeyi de durnamı gördüm
Gün be gün artıyor efkârım derdim
Mevlânın aşkına da bir selâm verdim
Durnam ben mahkûmum avcı değilim

Eğer gider isen bizim ellere
Selâm söyle orada açan güllere
Derdimi söyleyin uçan yellere
Durnam ben mahkûmum avcı değilim

Yukarıdaki dörtlükler Ankara’nın Keskin ilçesi dolaylarında bozlak ayağında söylenen, sıla özlemi dolu bir uzun havadır.

Bozlak deyimi Orta Anadolu’nun kendine özgü uzun havalarına verilen isimdir. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre bozlak:

"Orta Anadoluda türkü, mâni, uzun hava anlamını taşıyor; Seyhan bölgesinde de hikâye olarak biliniyor."

Bozlamak ya da bozulamak ise:

"Deve bağırması, insan feryadı, ağlamak diye" tanımlanır.

Gerçekten bozlaklar ezgisi ve sözleri itibarı ile, bir elemi, bir özlemi, haksızlığa karşı âdeta feryad ederek dile getiren uzun havalar olarak görülmektedir.

Müzikal anlatımların kesin şekli olamıyor. Halkın geniş yaratma gücü daima çalıştığından, bir kalıp, söz konusu değildir.

Bozlaklar daima inici bir dizi takip ederler. Mutlak surette belli bir seviyenin üstüne çıkmış halk sanatçılarınca okunabilirler. Konu bakımından bütün halk verilerinde olduğu gibi çeşitlidir. Şimdi, en makbul örnekleri Orta Anadolu’da görülen bozlaklarımızdan bir kaçını görelim:

Kırşehir dolaylarında söylenen:


Yağmur yağdı da bulandı hava
Ezelden gamlıydın sen çukur ova
Gitti ellerimiz boş kaldı yuva
Çukurun kilidi beyler nicoldu
Dokuz doğumda kardaş kargının boyu
Düşmana atsürmek ecdadın huyu
Binmiş Abidin'im varıyom deyi
Boynuz uzun tosun atlar nice oldu

Kayseri dolaylarında söylenen:


Şeker dağının da hiç eksilmez gıcısı
Yüreğimden çıkmaz gurbet acısı
Evde ağlar durur bîr tek bacısı
Yol ver de geçeyim Şeker dağları
Sılada bıraktım gözü ağları
Şeker dağında da avcılar gezer
Beni böyle yaptı ah zâlim kader
Yağlı kurşun yedim bağrımı ezer
Yol ver de geçeyim ..............

Niğde Katırcıoğlu bozlağı


Küçükten görmedim ana kucağı
Koç yiğit yatağı damlar bucağı
Bir yiğit hapsolmakla söner ocağı
Atadan inkisar aldım ağlarım
Dert ile mihnete kaldım ağlarım
Ortaya attılar da selvi dal gibi
Derimi yüzdüler de sırma saç gibi
Ahbapları gelmiş bakar el gibi
Atadan inkisar aldım ..............







Arama

Konuştum ve Ruhumu Kurtardım

Bizi Destekleyenler

.