Atatürk Devrimlerinin daha çok batıya yöneldiği bir gerçektir. Ama, bu toprakların havası, karakteri, tarihi ve geleceği de dikkate alınacak devrimlerin bilhassa Türk'e doğru olması istenmiştir. Devrimlerin yayılması, yerleşmesi ve yaşaması ancak bu suretle mümkün olmaktadır. Türk Ulusunun medeniyet dünyasındaki yeri ne idi? Gelecekte ne olmalıydı? Dilimizi, tarihimizì, san'atımızı değerlendirmek, hür ve bağımsız bir hale getirmek nasıl başarılacaktı? Yüz yılın gidişine ayak uydurmak, gerçeklerini benimsemek mi, yoksa eski hastalığımıza dönüp habersiz ve nasipsiz yaşamak mı gerekecekti? İşte, batının eskimesini ve ölmesini bilmiyen ışığı burada yetişti. Atatürk Ulusunun kabiliyetli, zeki, çalışkan olduğunu biliyordu. Onun, Cumhuriyet'ten sonra da geri ve uyuşuk kalıplar içinde yaşaması bir bakıma ölümü demekti. Atatürk ilk iş olarak Ulusunun dil, din, ve kültür gerçeğini tanıttırdı. Medeniyet Dünyası, Türklerin de bir yeri olabileceğini kabul etti ve ona düşüncesi, ilmi, sanatı hür olan uluslar arasında yer ayırmak zorunda kaldı. Bundan sonradır ki hür ve medenî bir insan olmanın en tabiî hakları olan devrimler kendiliğinden yürüdüler, yerleşmeye başladılar. Büyük Mustafa Reşit Paşa'nın Tanzimat Hareketi bile yüz senede Atatürk Devrimleri kadar tez yürüyemediler.
Yurdumuzun her geçen gün yeni gerçeklere yönelmesi, batıya ve insanlığa yaklaşması Atatürk gücünün eliyle gerçekleşmektedir. Bu güçte, Türk Ulusunun sanatı, tarihi, edebiyatı, tekniği tek kelime ile uygarlığı var. Atatürk, "TÜRK MİLLETİ ZEKİDİR, TÜRK MİLLETİ ÇALIŞKANDIR” demekle dünü, bugünü, yarını ve yarınları hazırlamasını bilmiştir. Atatürk, sadece bir büyük kişi değil, sadece bir kahraman değil, bir fikir ve sanat adamıydı da! Daha kurtuluşun ilk günlerinde; “MAARİF VEKİLİ OLARAK MİLLİ KÜLTÜRÜ YÜKSELTMEK EN BÜYÜK EMELİMDİR!" diyen O'ydu! “ASKER OLMASAYDIM, AKTÖR OLURDUM.” sözü O'nundur. Yine; "YÜKSEK BİR İNSAN CEMİYETİ OLAN TÜRK MİLLETİNİN TARİHİ BİR VASFI DA GÜZEL SANATLARI SEVMEK VE ONDA YÜKSELMEKTİR! BUNUN İÇİNDİR Kİ MİLLETİMİZİN YÜKSEK KAREKTERİNİ, YORULMAZ ÇALIŞKANLIĞINI, FITRİ ZEKÂSINI, İLME BAĞLILIĞINI, GÜZEL SANATLARA SEVGİSİNİ VE MİLLİ BİRLİK DUYGUSUNU MÜTEMADİYEN VE HER TÜRLÜ VASITA VE TEDBİRLERLE BESLEYEREK İNKİŞAF ETTİRMEK MİLLİ ÜLKÜMÜZDÜR!". demiştir.
Biz ancak Atatürk'ün yolunda yurümesini bildiğimiz müddetçe yeni bir uygarlığa kavuşacağımıza ve ileri bir topluluk olacağımıza inanıyoruz.