Eleştiri: Yere Düşen Baş ve Muhiddin Nihat Güven

Bu Derginin Diğer Makaleleri

Uysal,Celâl ; "Eleştiri: Yere Düşen Baş ve Muhiddin Nihat Güven" ; Eflatun ( Sanat-Fikir-Kültür-Aktüalite) ; Nisan / 1975 ; Yıl : 7 ; Sayı : 76 ; Sayfa : 25

Beş yapıtla birlikte, şiire koskoca bir ömür vermiş, şiirin çilesini çekmiş; dizelerinde doğanın, insanın o tükemsiz serüvenini dile getirmiş bir ozan olan Muhiddin Nadir Güven, beş yıllık bir uzak oradan sonra, bu süre içerisindeki birikimlernii "YERE DÜŞEN BAŞ" adıyla yapıtladı.

Alım Güven'in kapak resmiyle süslenen, içeriği ozanın kendisince titiz bir özeniyle düzenlenen ve 51. sayfada betiğe ad veren "Yere Düşen Baş" la yapıtda birbirinden güzel, eskiyle yeniyi birleştiren 24 şiir yer alıyor.

Eski ile yeniyi diyorum özellikle. M. Nadir Güven genç kuşağın pek tanımadığı eski bir ozan. Ancak eskil olarak kalmamış. Çağdaş şiirin oluşumlarını yakından izlemiş. Dili, tekniği, şiirleştirdiği duygu ve olayları beitmleyişi çağın esprisiyle yüklü. O değin ki; Onun çok eskilere uzanan şiir serüvenini bilmeyenler ozanı yenilerden biri sanabilirler. Fakat şiirin tüm öğelerinin uygulandığı dizelerde gezinince ve şiirin tarihi eytişimini bilenlerce anlaşılabilir onun ustalığı, usta ozanlığı.

Rastgele bir esintinin, gelişi güzel bir esin perisinin tutsağı değildir Güven. Algıların, imgelerin, çağrışımların binbir renkli dünyasından geçer olayların, insanların arasında yaşar. Bir dalın kıpırdanışı, bir çiçeğin güneşe göz kırpışı, bir mendilin özlem dolu sallanışı, insanoğlunun bitmeyen o süreğen kavgası kısaca; insanı insan yapan tüm olgular etkiler onu.

Bu olgulardan yola çıkarak oluşturur şiirlerini. Dur duraksız gezinir gizem ülkesini. Sevi, dirim, ölüm üçgeninde süreğen insan serüvenini, şiirin soylu imbiğinde damıtır da sunar okuyucusuna...

Böylesi karmaşık bir olguyu işlediğinden ötürü de yer yer, yek bakışta anlaşılmaz sanılan dizelerle kurar şiirini. Bu nedenle bazıları herkesin anlıyacağı şekilde yalınken, somut görünümler verirken, giderek soyunur giysilerini Güvenin şiirleri. Soyut çizgilerle lirik, mistik duygular felsefik düşünceler gergefinde işlenir. Böyle olunca da ya şiirin tümü, ya da bir kaç dizesi bir gizem tülüne bürünür. Şiirin tarihi eytişimini bilmeyen, şiiri şiir yapan öğelere yabancı olan kişi pek anlamaz Güven'in bu tür şiirlerini.

Kısaca; "Şiirin gerçek anlamı, şairin karnındadır" Özdeyişini doğrular doğrultuda bir ozandır Muhiddin Nadir Güven...

Şimdi tüm bunları dedikten, ozanı İçin söyleyeceklerimizi söyledikten sonra, yapıtına geçebilir, onun altıncı betiğinden sözedebiliriz.

5-8 sayfalara "ne dediler" başlığı altında : Prof. Dr. Abdülkadir Karahan, Sabri Özcansan, Müjgan Cunbur, Cemil Sena, Ayşe Duyar, Feyzi Halıcı, Tekin Erer, O. Seyfi Orhon, Haluk Selçuk, Behçet Kemal Çağlar, İrfan Beydeş, Celâl Uysal'ın öteki yapıtları için dediklerinden bölümler alan ozan, 9. sayfada şiirevine "Odak" la giriyor. Odak Güven’in özyaşamının çeşitli kesitlerinden keskin çizgiler getiren, eski ile yeni'yi bir havanda ortaklaşa döven, bize ozanın dünyasından yeni sesler, yeni deyişler sunan ilginç bir şiir. Eski bir ozanın en yeni şiirlerinden biri olduğundan, Güven’in politikasını anlıyabilmek açısından bu şiiri tümüyle aktarmakta yarar olduğu kanısındayım.


Kıyıda oturan adam
Gecenin gölgesinde büyümüş ayakları
Düşüncede eğilmiş
Kırmızı cumbalardan söylenen adakları.

Kürek, kürek sulara
Rıhtımlarda nefessiz
Sesleniş yosunlara
Divan duran adamda arayış durakları.

Yollar, izler, kahkahadan ve beyaz (Yine naz, nazı niyaz büyüleyen mehtapta) Hem eskiyi, hem yeniyi getirmekte uzaydan Ayağına adamın.


Hep O, hep O, başkası yok diyenin
Değil yalnız, değil mutsuz, hele güçsüz
Hiç değil.

Adam yürek, Adam insan ayakta Kâbesi içindeki ateşle Gönlündeki ODAK'ta.

"Gönlündeki Odak’ta" buram buram insanla yaşayan, geçmişin köprülerinden geçerek, uzay çağının çok renkli dünyasına doludizgin giriveren Muhiddin Güven "Bir sen varsın yeryüzünde, bir de ben" dercesine seven, seviye saygı duyan, sevi temini şiirinden atamıyan bir ozan. "VE SEN" adlı kısa şiirinde bu duyguyu çok boyutlu olarak anlatıyor ve şöyle diyor :


Gönülde yerleşirdi türkülerin ezgisi 
Mavide birleşirdi, gökle suyun çizgisi
Düşünce yükselirdi alev, baca ve duman 
Benim için ne varsa yer alırdı o zaman
Bende, bende ve sende bu dünyanın sevgisi...

Özetlersek, "Yere düşen baş" böylesi güzel, böylesi zaman gülleriyle süslü, dalgalı, köpüklü, salt şiirle yüklü, kişiye mavişli mavişli gülen, eskiden yeniye bildiriler getiren, gülücükler dağıtan bir yapıt.

Gerçek şiiri nkişiyi ısıtan sıcaklığını yüreklerinde duymak isteyenlere bir sağlık ve e- senlik reçetesi olan yapıtı baştan sona okumak, kanımca en doğrusu...


Ederi: 5 Lira
Edinme Adresi : Kadıköy Moda Cad. No -. 51/12 İSTANBUL






Arşiv
Dergiler
Gazeteler
Kitaplar
Web Siteleri
Tez
Sunum
Fotoğraflar
Videolar
Broşür
İletişim: ilhaner@ilhaner.com

Open Access

Arama

 

 
 

Bizi Destekleyenler

Halkbilimcilerimiz